Furkan DENİZ
Furkan  DENİZ
havadismeb@gmail.com
Allah Diğer Gezegenleri Neden Yarattı?
  • 21 Ocak 2018 Pazar
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Soru 1-) Evren Nasıl Var Oldu?

‘’Allah Diğer gezegenleri neden yarattı?’’ sorusuna geçmeden önce evrenin nasıl var olduğunu bir inceleyelim.

Evrenin nasıl var olduğu konusunda şimdiye kadar pek çok farklı yaklaşım olmuştur. Kimileri evrenin bir başlangıcı olduğunu ileri sürerken kimileri de maddenin ezelden beri var olduğunu savunmuştur.

Maddenin ezelden beri mevcut olduğunu savunan bu teorilerden biri Durağan Evren Teorisi’ydi. Yapılan uzun ve kapsamlı çalışmalar sonucunda ortaya çıkan güçlü deliller evrenin bir başlangıcı olduğu tezini doğruladı, Durağan Evren Teorisi ise bilimin tarihi gelişim sürecinde ancak bir hatıra olarak kaldı.

Araştırmalar sonucunda bulunan veriler evrenin yokken var olduğunu göstermiştir. Buna göre evrenin bir başlangıcı vardır. Ve bu başlangıç “Big Bang” adı verilen büyük bir patlama ile gerçekleşmiştir. Big Bang’den önce madde, enerji, uzay, zaman, mekan kısaca hiçbir şey yoktur. Sonsuz yoğunlukta ve sıfır hacmindeki bir noktanın patlaması sonucu, korkunç bir hızla her tarafa dağılan maddelerden yıldızlar, güneşler, gezegenler meydana gelmiş, evren hızla genişlemiş, hızla şişerek büyümüş ve zamanla soğuyarak şimdiki halini almıştır.

Bugün evrenin Big Bang ile beraber başladığı, meydana geliş şekli dolayısıyla belirli bir yaşı olduğu bütün kozmoloji kitaplarında, bilimsel dergi ve makalelerde ispatlarıyla yer alır. Bunları birkaç satıra sığdırmak imkansız olduğundan sadece bir iki örnekle konunun önemini vurgulamak yerinde olacaktır.

Örneğin California Üniversitesi’nden Profesör George O. Abel Exploration of Universe (Evrenin Keşfi) adlı kitabında, “Bugünkü mevcut deliller, Evrenin milyonlarca yıl önce Big Bang ile başladığını göstermektedir. Big Bang Teorisi’ni kabul etmekten başka çaremiz kalmıyor. Bu durumda Sabit Durum Teorisi artık geçerliliğini kaybetmiştir ” der.

Colorado Üniversitesi’nden Gerrit L. Verhuur, Star Capes adlı kitabında, “Big Bang teorisi dini inançların gösterdiği, Dünya’nın ve gökyüzünün yaratılmış olduğu gerçeği ile uygunluk göstermektedir. Bu astronominin dinle birlikte olduğunun süprizli bir sonucudur” diye açıklamıştır.

Evrenin bir başlangıcının olması kainatın yoktan var edildiğine, yani yaratıldığına delil teşkil eder. Eğer yaratılan bir varlık varsa bunun mutlaka bir yaratıcısının da olması gerektiğini hepimiz çok iyi biliriz. Yaratılan bu evren hiçbir örnek yokken, hatta zaman ve mekan dahi yokken var edilmiştir. Bu teorinin ortaya çıkardığı en önemli gerçek evrenin bir başlangıcı olduğu, üstün ve güçlü bir Yaratıcı tarafından yaratılmış olduğudur: Evreni Allah yaratmıştır.

Big Bang evrende hesaplayabildiğimiz ilk harekettir. Büyük patlamanın arkasından bugüne kadar gelişen sayısız hareketin ve olayın her biri Allah’ın izni ile meydana gelmiştir ve O’nun kontrolü altındadır. Bilinçsiz bir patlama sonucu dağılan parçacıkların böyle düzenli galaksileri, yıldız sistemlerini ve içinde Dünyamızın da yer aldığı Güneş Sistemi’ni oluşturduğunu düşünmek akıl ve mantık dışı bir yaklaşımdır. İnsanın kendi bedeni de dahil olmak üzere etrafında gördüğü herşey Allah’ın ilmi ve kontrolü ile sonsuz bir düzen içinde yaratılmıştır. Kuran’da Allah’ın önce gökyüzünü yarattığı, sonra yeri meydana getirdiği daha sonra da canlıları var ettiği bildirilmektedir.

Allah evreni hassas bir düzen ve denge ile yaratmıştır. Atmosferdeki gazların oranından Dünya’nın sıcaklığına, yağmurun düşüş hızından, Dünya’nın çekirdeğindeki demir miktarına kadar insanın bildiği ve bilmediği sayısız detay birbirine bağlıdır. Buna bir örnek olarak evrendeki tüm gezegenleri ve Dünyamızı Güneş’in yörüngesinde tutan kütle çekimi (yerçekimi) kuvvetini verebiliriz. Evrendeki tüm kütleler büyüklükleri oranında çekim kuvvetine sahiptir. Dünyamızın sahip oldu kütle çekim kuvveti ise denizleri, canlı-cansız herşeyi Dünya yüzeyinde sabit tutar. Böylece ne insanlar, ne diğer canlılar ne de dağlar ve denizler uzay boşluğuna uçmazlar. Bu noktada önemli olan Dünya’nın kütlesinin büyüklüğünün çok hayati bir değer taşıdığıdır. Dünya’nın kütlesi biraz daha fazla olsaydı, üzerindeki herşeyi daha güçlü kendine çekecekti. Bunun sonucunda su yerin içine çekilecek, insanlar çekimin etkisiyle yürüyemeyecek hale gelecek, su ağaçların dallarındaki yapraklara ulaşamayacak, yere çekildiği için bitki örtüsü yok olacak, canlıların vücudundaki kan dolaşımı bozulacak ve tüm kan ayaklarda toplanacaktı. Örnekleri çoğaltmak mümkündür, ancak bu noktada önemli olan Dünya’nın kütlesinin şu andaki ekolojik dengeyi kuracak ve canlıların varlıklarını sürdürecekleri şekilde çok hassas bir ayarda olduğudur.

Dünya’nın sonunun nasıl olacağı konusunda araştırmalar yapan bilim adamları herşeyin gün geçtikçe eskiyip çürümekte olduğunu ve bu çürümenin sonucunda evrenin sonunun geleceğini tahmin etmektedirler. Dünya üzerinde “tek bir protonun” dengesinin bozulmasının dahi bu sona neden olacağını bildirmekte ve büyük bir tehlikeyi haber vermektedirler:

“Evrensel çürüme, eğer gerçekse, asırlar sürecek ama gerçekleştiği zaman ne yıldız, ne insan, ne atom, ne hatıra kalacak geriye…”

 

Soru 2-) Allah Diğer Gezegenleri Neden Yarattı?

Dünya dışında sayamayacağımız kadar gezegen ve yıldızlar var. Bunların yaratılmasının yine sayamayacağımız kadar çok hikmetleri vardır. Tüm hikmetleri bilmememiz olmadığı anlamına gelmez.

Anlayabildiğimiz bir kaç hikmetini sıralayalım:

Öncelikle bu gezegenler ve yıldızlar boş değildir. Orada melekler ve bilmediğimiz bazı elementler bulunmaktadır. Dinimize göre Oralarda da Melekler Allah’a ibadet etmektedir.

Aynı zaman da her bir gezegen ve yıldız da kendi diliyle Allah’a ibadet etmekte Allah’ı zikretmektedir.

Bu yıldızlar ve gezegenler insanların düşünüp Allah’ı tanıması için de çok harika bir manzaradır.

Hem ilerde insanlar yaşama uygun gezegenler keşfedip oralarda yaşamaya da başlayabilirler.

Ayrıca her sanatkar kendi sanatını görmek ve göstermek ister. İşte Allah da sanatını hem sergilemek, hem de kendi eserlerini bizzat kendisi seyretmek için gezegenleri ve yıldızları yaratmıştır.

Allah insana o kadar kıymet vermiştir ki, insanın gökyüzünü yıldızlarla süslemiştir. Bir odamıza avize asmanın ücreti olduğu gibi semamızı süsleyen bu yıldızlardan oluşan avizenin de ücretini ödememiz gerekir. Bunun ücreti ise yıldızları, gezegenleri seyredip Rabbimizin büyüklüğünü düşünmek ve şükretmektir.

Şimdi Aynı Soruya Farklı Bir Bakış Açısıyla Cevap Verelim.

 

Soru 3-) Allah Diğer Gezegenleri Neden Yarattı? (Farklı Cevap)

Çöldeki kum tanelerini sayabilir misin?

Evrende dünyada ki tüm kum tanelerinden daha çok yıldız olduğunu biliyor muydun?

Peki ama evren neden bu kadar büyük? Amaç Nedir? Yoksa Allah israf mı yapmış?

Hadi Gel bunu 1-2 Maddeyle Açıklayalım…

Minik bir karınca dünya neden bu kadar, büyük okyanusların bana ne faydası var derse sence haklı mıdır?

Okyanuslar, canlı varlığı dolasıyla da karıncaların varlığı için de gereklidir.

Okyanusların varlığı karıncalara fayda sağlamasaydı bile okyanuslar başka canlılar için büyük anlam ifade ediyor ve birçok canlıya fayda sağlıyor.

Hem israf dediğimiz kavram sınırlı irade de güç sahibi insanlar için geçerlidir.

Oysa kudreti sonsuz, kuvveti sınırsız kaynaklı tükenmez bir yaratıcı için israf kavramı kullanılamaz.

Hatta tam tersine böyle büyük bir evren cenabı hakkın haşmetini(büyüklüğünü ve kudretini) ve göstermek için bilakis gereklidir.

Mesela görsen ki 40 gün 40 gece süren bir düğün var. Anlarsın ki o düğün sahibinin pek büyük namı, şanı ve zenginliği var.

İşte Allah’ın da böyle bir evren yaratması onun şanının bir gereğidir.

Peki evren sadece insan için mi yaratıldı?

Ne Kur’an da ne de hadislerde evrenin sadece insan için yaratıldığını belirten bir ifade yoktur.

Fakat bizler kıyas yoluyla böyle minicik bir dünyada bile canlılar varsa koca evrende (Allah daha iyi bilir) insanın aynısı olması mümkün olmamakla beraber başka canlılarında olduğu düşünülebilir.(bilim insanları araştırıyor)

Dolayısıyla evrende başka canlıların da olması fikri evrenin neden bu kadar büyük olduğunu dair bir açıklama olabilir.

Farz edelim ki evren sadece hayat yaşamaya uygun bu dünya için oluştu.

Yine hikmetsiz sayılmaz çünkü dünyanın ve dünyada ki canlı hayatının oluşması için tam da evrendeki mevcut yapının oluşması lazımdı.

Yani yapılan masraf Allah için küçükse bile bizim için çok büyük.Eğer evrende sadece birkaç yıldız bulunmuş olsaydı Allah’ı inkar eden nankör ve kibirli insanlar bu sefer de diyecekteki sonsuz güç ve kudret sahibi Allah yarata yarata sadece 1-2 yıldız mı yaratabildi.. !

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?