EVREN MODELLERİ

EVREN MODELLERİ

                                                                 EVREN MODELLERİ

İçerisinde bulunduğumuz evren o kadar gizemli bir yapıya sahiptir ki bütün insanlarda merak duygusu uyandırmıştır. Bu merak duygusu bilim adamları ve düşünürleri çeşitli araştırmalara ve gözlemlere yöneltmiştir. Bu konuları araştıran düşünürler evrenin oluşumunun nasıl olduğu konusunda birbirinden farklı görüşler, modeller ileri sürmüşlerdir. Bu modelleri genel olarak iki başlık altında toplamak mümkündür.

1)Sabit (Durağan) Durum Teorisi: Edwin Hubble yaptığı gözlemler sonucunda birçok keşif yapmıştır. Bir andan evrenin genişlediğini tespit ederken diğer yandan gök cisimlerinin uzaklıklarına bağlı olarak yaşlarını tespit etmiştir. Hubble yaptığı bu keşifte evrenin içerisindeki bazı gök cisimlerinin evrenden daha önce var olduğunu ve evrenden daha yaşlı olduğunu tespit etmiştir. Burada akla gelebilecek sorulardan ilki evren nasıl oluyor da kendi içerisindeki bir yıldızdan daha genç olabiliyor?

Bu yaş paradoksu yeni bir kozmoloji teorisini yani durağan durum kozmolojisini ortaya çıkarmıştır. Bu teori 1949 yılında Herman Bondi, Tomas Gold ve Fred Hoyle tarafından ortaya atılmıştır. Hoyle’nin anlatımına göre o akşam üç astrofizikçi Cambridge’de bir dizi hayalet öyküsü anlatan bir filme gitmişler. Bu filmin garip tarafı en sondaki sahnenin ilk baştakiyle aynı olmasıymış. Filmin hiç sonu yokmuş, sürekliymiş. Filmin etkisinde kalan Gold ilk kez orada evrenin başı ve sonu olmayan sonsuz bir zaman çevrimi içinde olabileceğinden söz etmiştir. Durağan durum kozmolojisinin çıkış noktası burasıdır. Sabit durum teorisi evrenin boyut ve zaman açısından sonsuz olduğunu idea ediyordu. Gerçek[1] amacı materyalist felsefeyi ayakta tutmak ve başlangıç fikrini ortadan kaldırmak olan bu teori evrenin bir başlangıcı olduğunu savunan big beng teorisiyle taban tabana zıttı.

Ancak sabit durum teorisi big bang karşısında fazla tutunamamıştır. Çünkü bilim sabit durum teorisinin aleyhine her geçen gün daha çok kanıt ortaya koyuyor ve sabit durum teorisinin tutunabileceği bütün dalları tek tek kesmekteydi. Sabit durum teorisinin savunucularından olan Dennıs Sıcıama art arda gelen ve big bengi ispatlayan bütün deliller karşısında içine düştükleri durumu şöyle dille getirir: “Gerçekliğine inandığım için değil gerçek olmasını istediğim için sabit durum teorisini savunuyordum! Ama kanıtlar biriktikçe, artık oyunun bittiği ve sabit durum teorisinin bir kenara bırakılması gerektiği ortaya çıkıyordu.”[2]

California üniversitesinden prof. George Abbel’de big bengin kesin zaferini “Bugünkü mevcut deliller evrenin milyarlarca yıl önce big beng ile başladığını gösteriyor”. Big beng teorisini kabul etmekten başka çaremiz yok.” Sözleriyle dile getirmiştir.[3] Böylece gelişen bilim bu teoriyi çürütmüştür.

 

2)Big Beng (Büyük Patlama) Teorisi: Evrenin oluşumu hakkında en bilimsel olan görüştür. Big beng teorisi evrendeki bütün maddelerin ilk zamanlarda bir arada olduğunu ve daha sonra meydana gelen bir patlama sonucu evrenin oluştuğunu söylemektedir ki bu görüş bilim dünyası tarafından da kabul görmüş ve 20.yy’a damgasını vurmuştur. Evrenin tek bir noktadan başladığını savunan big beng teoremi sonsuz evren, durağan evren modellerinin savunucularının ve özellikle materyalist felsefecilerin ağır eleştirilerine maruz kalmıştır. Çünkü big beng teorisi evrenin bir başlangıcı ve bir sonu olduğunu savunuyordu buda tabi ki sonsuz evren, durağan evren ve maddeyi mutlak varlık sayanların hoşuna gitmiyordu. Bunlardan öte big beng bir yaratmayı ve bir yaratıcının varlığını savunuyordu. Bu da onları pek hoşnut etmiyordu. Big beng’e karşı olanlardan biri Sir Fred Hoyle’ydi. Hoyle 1940 yıllarda evrenin big beng ile başlaması halinde bu ayrılmanın bir fosilinin olması gerektiğini ileri sürmüştür. Hoyle’nin bu alaycı tavrı big beng lehine birçok delilin bulunmasına vesile olmuştur.[4] Big bengı yok etmek isterken Hoyle farkında olmadan bunun kanıtlanmasını sağlamıştır.

Hoyle’nin öne sördüğü bu fikir 1948’de George Gamov ve öğrencisi Ralp Adler tarafından da savunulmuş ve eğer big beng gerçekten olmuşsa gerisinde bıraktığı her yönde mevcut bir radyasyonun olması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Gamow ve Adler’in tahmin ettiği bu radyasyon 1960’lı yıllarda Arno Penzias ve Rabıt Wilson adlı ikil tarafından bulunmuştur. Bu buluş ikiliye Nobel ödülü kazandırmıştır.[5]

Penzias ve Wilson’dan sonra 1989 yılında amerikan uzay üssü NASA uydusu COBE’yi bir roket yardımıyla uzaya göndermiş ve sonuç olarak COBE’nin verileri Penzias ve Wilson’un fikirlerini kesin olarak kanıtlamıştır.[6]

Big bengin kanıtlarından birisi de evrendeki hidrojen helyum oranıdır. Evren ortalama olarak yüzde 75 hidrojen yüzde 24 helyum ve yüzde 1 oranında öteki elementlerden oluşmaktadır. Oysa yıldızlar bu kadar hidrojen ve helyum üretmiyorlardı. Değişik bilim adamları tarafından yapılan hesaplamalar yüzde 20–30 oranındaki helyumun yıldızların meydana gelmesinden önce olması gerektiğini ortaya koymuşlardır.[7]

En son olarak ise 2000 yılında İsviçre’nin Cenevre kentinde ünlü fizik merkezi Cern’de yüksek maliyetlerle big beng teoremi oluşturulmuştur. Bu deneyin sonuçları ise big bengi destekler yöndedir.

Şüphesiz gene Kuran-ı Kerim evrenin tek bir noktadan başladığı fikrini biliminkinden gene 1400 yıl önce şu ayeti kerimeyle belirtmiştir: “İnkâr edenler evren (gök) birbirleriyle bitişikken onları ayırdığımızı, her canlıyı sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya suresi 30)[8]


[1] Joseph Silk, a.g.e. Tübitak Yayınları, 11.Basın, İstanbul, 2000,S.53
[2] Joseph Silk, a.g.e. Tübitak Yayınları, 11.Basın, İstanbul, 2000,S.57
[3] Joseph Silk, a.g.e. Tübitak Yayınları, 11.Basın, İstanbul, 2000,S.59
[4] Joseph Silk, a.g.e. Tübitak Yayınları, 11.Basın, İstanbul, 2000,S.65
[5] John D. Barrow, a.g.e. Varlık Yayınları, 1.Baskı, İstanbul, 1998, S.47
[6] John D. Barrow, a.g.e. Varlık Yayınları, 1.Baskı, İstanbul, 1998, S.83
[7] Joseph Silk, a.g.e. Tübitak Yayınları, 11.Basın, İstanbul, 2000,S.260
[8] Kur’an Araştırmaları Grubu, a.g.e. İstanbul Yayınevi, 7.Baskı,İstanbul,2004, S.31

KAYNAKÇA


  1. BARROW, John D, Evrenin Kökeni, Çeviren: Sinem Gül, 1. Basım, Varlık Yayınları, İstanbul,1998.
  2. GÜL, Sema, Evrenin Oluşumu ve Big Beng, Timaş Yayınları, İstanbul, 2007.
  3. Kuran Araştırmaları Grubu, Kur’an Hiç Tükenmeyen Mucize, 7. Baskı, İstanbul Yayınevi, İstanbul, 2004.
  4. LABORİT, Henri, Evrenin Oluşumu, Çeviren: Bertan Onaran, 1. Basım, Payel Yayınları, İstanbul, 1998.
  5.  Mercek Dergisi, Sayı: 1 (Şubat 2002), Evrenin Yaratılışı.
  6.  SİLK, Joseph, Evrenin Kısa Tarihi, TÜBİTAK Yayınları, 2000.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM