EVRENİN TEKLİĞİ

EVRENİN TEKLİĞİ

EVRENİN TEKLİĞİ

Yukarıda evrenin genişlemekte olduğundan söz ettik. Peki, evrenin genişliyor olması ne anlama geliyordu. Evren genişliyor olduğuna göre zaman içerisinde geriye doğru gidildiğinde evrenin tek bir noktadan başladığı ortaya çıkmaktadır. Yapılan hesaplamalar evrenin tüm maddesini içinde barındıran bu tek noktanın sıfır hacme ve yoğunluğa sahip olduğunu gösterdi. Evren sıfır hacme sahip bu noktanın patlamasıyla ortaya çıkmıştır.[5] Evrenin başlangıcı olan bu büyük patlamaya İngilizce karşılığı olan Big Beng ismi verilmiştir. Ve bu teoride bu isimle anılmaya başlanmıştır. Aslında sıfır hacim daha önce yokluktan yaratılış konusunda bahsettiğimiz gibi bu konunun teorik bir ifadesidir.


[1] John D. Barrow, a.g.e. Varlık Yayınları, 1.Baskı, İstanbul, 1998, S.67

[2] Joseph Silk, a.g.e. Tübitak Yayınları, 11.Basım, İstanbul,2000, S.153

[3] Kuram Araştırmaları Grubu, a.g.e. İstanbul Yayınevi, 7.Baskı, İstanbul, 2004, S.38

[4] Kuran Araştırmaları Grubu, a.g.e. İstanbul Yayınları, 7.Baskı, İstanbul, 2004, S.38

[5] John D. Barrow, a.g.e. Varlık Yayınları, 1.Basım, İstanbul,1998, S.52


                                                                                           YOKLUKTAN YARATILIŞ VE BİG BENG

Evren büyük bir patlama sonucunda yokluktan var olmuştur. Bu patlamanın ilk anından itibaren ortaya çıkan parçacıkların uyumlu ve dengeli bir şekilde dağılması sonucunda evren oluşmuştur. Hâlbuki bundan bir asır önce evrenin yaratılışı göz ardı edilmişti bilim adamları tarafından. Çünkü 19.yy’daki bilim anlayışı sonsuz evren fikrini savunuyordu. Dahası evrenbilimciler zaten sonsuzdan beri var olan bu maddeler bütünüyle karşı karşıya olduklarını zannediyorlar ve evren için bir “Yaratılış” başlangıcı akıllarından bile geçirmiyorlardı.

Ancak 1929 yılına gelindiğinde Amerikalı Astronom Edwin Hubble bilim dünyasına bomba gibi düşen bir buluş yapmıştı. Hubble Coliforni’adaki Mount Wilson gözlem evinde dev teleskopuyla yaptığı gözlemde yıldızların uzaklığa bağlı olarak kızıl renge kayan bir ışık yaydıklarını tespit etti. Bu gözlemden çıkan sonuç ise gök cisimlerinin birbirinden uzaklaştığıydı. Hubble çok geçmeden bir şey daha keşfetti: Yıldızlar ve gök cisimleri hem bizden hem de birlerinden uzaklaşıyorlardı. Her şeyin birbirinden uzaklaştığı bu evrende varılacak tek sonuç ise evrenin genişlediğiydi.

Evrenin genişlediği gerçeği aradan kısa bir zaman geçmesinden sonra yeni bir evren modelini doğurmuştur. Evren genişlediğine göre zaman içinde geriye doğru gittiğimizde daha küçük bir evren ve en sonunda da tek bir nokta ortaya çıkmaktaydı. Yapılan bütün hesaplamalar evrenin bütün maddesini içinde barındıran bu tek noktanın çekim gücünden dolayı sıfır hacme sahip olacağını göstermiştir. İşte evren sıfır hacme sahip olan bu noktanın patlamasıyla oluşmuştur.[1] Bu patlamaya da Big Beng (Büyük patlama) denilmiş ve bu teoride bu isimle anılmıştır. Aslında sıfır hacim bu kanunun teorik bir ifade biçimidir. Bilim insan aklının kavrama sınırlarını aşan yokluk kavramını sıfır hacimdeki nokta ifadesiyle ifade edebilir. Gerçekte ise sıfır hacimdeki bir nokta yokluk anlamına gelmektedir. Evrende yokluktan var olmuştur yani yaratılmıştır. Modern fiziğin ancak günümüzde ulaşabildiği bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de bize 14 asır öncesinde şöyle belirtilmiştir: “O Allah gökleri ve yeri yoktan var edendir.” (Enam suresi, 101)[2]

Büyük patlama evrenin yoktan var edildiğini yani Allah tarafından yaratıldığının en büyük deliliydi. Bu nedenle materyalist felsefeyi benimseyen astronomlar big benge karşı direnmeye çalışmışlardır. Amaçları materyalizmi ve sonsuz evren modelini ayakta tutmaktı. Bu çabanın nedeni materyalist fizikçi Arthur Edıngton’un şu sözleriyle anlaşılmaktadır: “Felsefi olarak doğanın birden bire başlamış olduğu düşüncesi bana itici gelmektedir.”[3] Edıngton’un bu sözü materyalistlerin big benge olan düşmanlıklarının acık baş delilidir.

Big beng zaferi hem ateistlerin sonsuz evren modelini yok etmiş hem de bir yaratıcının varlığını ortaya koymuştur. Ünlü ateist felsefeci Anthony Flew big beng karşısında aldıkları ağır darbeyi şöyle dile getirmiştir: “İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Bende bir itirafta bulunacağım. Big beng modeli bir ateist açısından sıkıntı vericidir. Çünkü bilim dini kaynaklar tarafından sonulan bir ideayı ispat etmiştir. Evrenin bir başlangıcı olduğu ideasını, ben hala ateizme inanıyorum, ama bunu big beng karşısında savunmanın pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim

[1] John D. Barrow, a.g.e. Varlık Yayınları, 1.Baskı, İstanbul, 1998, S.137
[2] Kur’an Araştırmaları Grubu, a.g.e. İstanbul Yayınevi, 7.Baskı,İstanbul,2004, S.73
[3] John D. Barrow, a.g.e. Varlık Yayınları, 1.Baskı, İstanbul, 1998, S.140

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM